کتاب رنج های ورتر جوان

اثر یوهان ولفگانگ فون گوته از انتشارات ماهی - مترجم: محمود حدادی-ادبیات آلمان

بخش نخست رمان رنج‌های ورتر جوان، در قالب نامه است، و بخش دوم ترکیبی از نامه‌ها و گزارش گردآورنده‌ی این نامه‌ها. این اثر پس از گذشت بیش از دو قرن هنوز هم از محبوب‌ترین آثار ادبیات جهان است، زیرا نویسنده در آن، روح عصیان‌گر دوره‌ی ادبی طوفان و طغیان را به خوبی نشان می‌دهد.
داستان مربوط به نجیب زاده‌ای است که در دهکده‌ای کوچک مستقر می‌شود و دل در گرو عشق دوشیزه‌ای بسیار پاک و خوبرو به نام شارلوته می‌نهد که او نیز احساسات لطیف عاشقانه مرد جوان را پاسخگو است .آنها پیوسته به دیدار یک دیگر می‌شتابند اما ورتر نمی‌داند که دوشیزه جوان مسئولیت مراقبت از خواهران و برادران جوان‌تر خویش را دارد ;زیرا مادرشان از دنیا رخت بر بسته است ;از این رو, او با مردی منطقی و بسیار درخور اطمینان نامزد است .ورتر برای چندی از آن جا دور می‌شود اما طاقت نمی‌آورد ...


خرید کتاب رنج های ورتر جوان
جستجوی کتاب رنج های ورتر جوان در گودریدز

معرفی کتاب رنج های ورتر جوان از نگاه کاربران
نمیدانم که چطور باید بیان کنم که چقدر برایم مورد علاقه بود.
جای جای کتاب در روح ورتر (گوته) غرق می شدم..
اونقدر جمله های قشنگی داشت و یک سری حالات درونی را خوب و زیبا توصیف کرده بود که حد نداشت.
و حتی امروز کتاب را به مدرسه بردم تا یک تکه هایی را برای دوستانم بخوانم و با هم فغان کنیم ...
البته از ترجمه ی خیلی خوبش هم نگذریم، که واقعا باعث لذت من بود :)
آن جستار انتهای کتاب به نام @طبیعت@ و نقد توماس مان هم که جای خودش را دارد!
آقای گوته. دوستت دارم.
-
خواندنش در این روزهای غمگین و پرکار من، تسلی بخش خاطرم بود.

مشاهده لینک اصلی
+++
... اگر بپرسی آدم های این جا چه جوری اند، می گویم مثل همه جای دیگر! نسل و نژاد آدمی راستی که از یک قالب و قماش است. بیش تر وقتشان را صرف گذران زندگی شان می کنند و آن اندک فرصتی که برایشان به جا می ماند، چنان به وحشتشان می اندازد که با هر وسیله و ابزاری از پی دفع و کشتن اش برمی آیند. آه از این سرشت آدم ها!<<
+++

@ورتر@ جوانی تحصیلکرده است که برای استراحت به دهکده ایی سفر کرده و در آن جا با دوستش @ویلهلم@ نامه نگاری می کند و از اتفاقات و افکارش برایش می نویسد و خواننده از طریق همین نامه هاست که با روحیات عمیق ورتر آشنا می شود...
رنج های ورتر جوان@ رمانی است عاشقانه و تراژیک از @گوته@ که من ترجمه @محمود حدادی@ که توسط @نشر ماهی@ چاپ شده رو خوندم@.

مشاهده لینک اصلی
tanrı, yağmuru ve güneş ışınını bizim fevri yakarılarımız için vermiyor; anısıyla kıvrandığım o zamanlar niçin öyle kutluydu? ruhunu sabırla bekleyip üstüme boşalttığı hazzı derinden şükran duyan bütün kalbimle içime çektiğim için


goethenin yirmi beş yaşında dünya edebiyatına kazandırdığı dev etkileyici yapıt, genç wertherin acıları.

@fr@

romanın dış çatısının inşasında gogolün paltosunda olduğu gibi bir yaşantı hissettim okurken, noktalama işaretlerinin amacından saptığı bir gerçekliğin temelinde kesinlikle derin hisler olmalıydı. okumayı bitirdikten sonra yaptığım ufak araştırmada ise haklı olduğumu gördüm; lotte buffe duyduğu aşk, aynı isimli karakterin yaratılmasına sebep olmuştu ve werther karakterinde yazarın izlerini görmek pekala mümkündü.

dürüst olacağım, kitabın neredeyse yarısına kadar büyük bir isteksizlik vardı bende. bu tür bir aşk hikayesinin okuru olmadığımı filan iddia etmiştim, hatta, bir iki arkadaşım okumaya devam etmem gerektiğini önerip bittiğinde göreceğim seni deyince devam ettim; yoksa bırakmıştım çoktan.

insanların burada nasıl olduklarını sorarsan, yanıtım şu olur: her yerdeki gibi! bu insansoyu denen, pek tekdüze bir şey. pek çoğu, zamanın en büyük bölümünü sırf yaşamak için harcıyor ve kalan bir parçacık özgürlükten de öylesine korkuyor ki, ondan kurtulmak için elinden geleni yapıyor. gibi eleştiriler ilgimi kaşındırmaya başladı,

çık, ey ay, bulutlarından! görünün, görünün, gecenin yıldızları! gibi cümleler ile kendini gösteren şiirsel anlatım ise bir anda wertherde vücut bulmama neden oldu. zaten ruhunu sabırla beklediğim biri varken, affedersiniz ağzıma sıçtı goethe, pişman oldum başlangıçta duyduğum olumsuzluklardan.

derinden etkiledi, gerçekten bir @[email protected] gibi hissettirdi daha sonra her sayfasında. goethe ile tanışmak için mükemmel bir başlangıç olduğunu düşünüyorum şimdi.

herkese iyi bayramlar! :)

مشاهده لینک اصلی
I was surprised how much I enjoyed this, Goethe’s semi-autobiographical tale of a young man’s unrequited love that ends in his suicide. Written in 1774 when Goethe was 24, it was essentially the world’s first best seller. What drew me to it, along with favorable reviews by GR friends, is my curiosity and ignorance of Goethe as an important figure in cultural history. From reading Holmes’ “Age of Wonder” and Wulf’s “The Invention of Nature: Alexander von Humboldts New World”, I got some appreciation of his life as a person and his potent blend of science and romanticism. From Wikipedia, I learn how he wrote this while a young lawyer and how its popularity helped spawn the Romantic movement as a counter to the excess rationalism of the Enlightenment. I understand little about the complexity of these big historical trends, so I didn’t expect much from this as something seminal. I expected to be disappointed with an overwrought melodrama and mushy lyricism. What I got was a nice balance of emotional engagement in Werther’s growing love for Charlotte and universal wisdom in his analytic portrayal of his obsessed condition in letters to his friend, Wilhelm.

Werther develops a wholesome friendship with Charlotte, whom he admires for taking up the care of her younger siblings after the death of her mother. His growing affection is challenged by her engagement to Albert, whom Wether is magnanimous enough to befriend. His innocent walks and playful encounters with her soon become all he can think about. He is grateful for the meaning she brings to his life and all his senses, but recognizes the obsession as like a disease process. He regrets the pain that he brings her when he can no longer hide his condition from her. Somehow she doesn’t catch on when, after they are married, he asks her to loan him Albert’s pistols. Though the plot of the tale likely inspired many tormented lovers to seek the pathway of suicide as a noble choice, Goethe is documented as disparaging such a notion as “sick.”

The philosophy embedded in the tale speaks to me, especially the life of the passions over emptiness of logic and drudgery of most work.
Does not man lack the force at the very point where he needs it most? And when he soars upward in joy, or sinks down in suffering, is not checked in both, is he not returned again to the dull, cold sphere of awareness, just when he was longing to lose himself in the fullness of the infinite.

The connection to nature that he feels I found to be eloquently expressed here:
When, while the lovely valley teems with vapour around me, and the meridian sun strikes the upper surface of the impenetrable foliage of my trees, and but a few stray gleams steal into the inner sanctuary, I throw myself down among the tall grass by the trickling stream; and, as I lie close to the earth, a thousand unknown plants are noticed by me: when I hear the buzz of the little world among the stalks, and grow familiar with the countless indescribable forms of the insects and flies, then I feel the presence of the Almighty, who formed us in his own image, and the breath of that universal love which bears and sustains us, as it floats around us in an eternity of bliss; and then, my friend, when darkness overspreads my eyes, and heaven and earth seem to dwell in my soul and absorb its power, like the form of a beloved mistress, then I often think with longing, Oh, would I could describe these conceptions, could impress upon paper all that is living so full and warm within me, that it might be the mirror of my soul, as my soul is the mirror of the infinite God! O my friend — but it is too much for my strength — I sink under the weight of the splendor of these visions!

The core of Romanticism in valuing the life of the individual mind almost more than reality itself is especially well expressed here:
That the life of man is but a dream, many a man has surmised heretofore; and I, too, am everywhere pursued by this feeling. When I consider the narrow limits within which our active and inquiring faculties are confined; when I see how all our energies are wasted in providing for mere necessities, which again have no further end than to prolong a wretched existence; and then that all our satisfaction concerning certain subjects of investigation ends in nothing better than a passive resignation, whilst we amuse ourselves painting our prison-walls with bright figures and brilliant landscapes, — when I consider all this, Wilhelm, I am silent. I examine my own being, and find there a world, but a world rather of imagination and dim desires, than of distinctness and living power. Then everything swims before my senses, and I smile and dream while pursuing my way through the world.

I enjoyed this short, satisfying read in audiobook format, as available for free from LibriVox.


مشاهده لینک اصلی
Werther tek kelimeyle rahatsız. Psikolojik olarak,manik- depresif gibi ( iki uçlu duygu durum bozukluğu). Bir dünyanın en mutlu insanı:
Bütün yüreğimle tadını çıkardığım tatlı ilkbahar sabahlarına benzer bu harika neşe bütün ruhumu sarıyor. Sf. 21
Acaba aldatıcı cinler burda kol mu geziyor, yoksa yüreğimdeki sıcak, göksel hayal gücü mü çevremdeki her şeyi benim için cennete çeviriyor? Sf.22

Bir de majör depresyon:
Ne uğruna uyandığımı, ne uğruna uykuya yattığımı bilmiyorum. Yaşamımı bir zamanlar deviren maya yok artık; derin gecelerde beni uyanık tutan, sabahları beni uykudan uyandıran o uyarıcı çekicilik yitip gitti Sf. 18
Doğa nasıl sonbahara dönüyorsa, kendi içimde ve kendi çevremde de sonbahar şimdi. Yapraklarım sararıyor, çevremdeki ağaçların yaprakları döküldü bile. Sf.102

Bu ikilemin farkında olduğunu kendisi de söylüyor:
- görüyorsun işte-ruhumu, ortasından ayıran bir duvar var- duvarın bir tarafında bahtiyarım.
Öte yanında ise, çöküntüye uğradığım zamanlarda, bu günahın acısını çekiyorum. Sf. 115
Acılar içinde kuruntulara dalıyorum ; düşündüklerimi kağıda dökmeye kalkışsam, bir karşıtlıklar ilahisi çıkar ortaya. Sf 115

Kitap Goethenin günlüğü gibi adeta. Kendisi de yapıtlarından, itiraflarımın parçacıkları diye bahsediyor zaten ve şundan eminim ki Werther, aşk acısı çekmeseydi de intihar ederdi. Aşk acısı sadece tetikleyicisi olmuş. Sorun beyninde. Çok net söylüyor bunu da:
Mutluluktan payını almana set çekenin dünyaya ait bir engel olduğunu düşünebiliyorsun.Bahtsızlığının, kendi mahvolmuş yüreğinden, tükenmiş beyninden kaynaklandığını fark edemiyorsun; bundan da seni dünyadaki hiçbir kral kurtaramayacak. Sf.118

Daha çok fazla alıntı yapabilecek cümleler var öyle içten ve gerçek ki hepsi...Cümlelerden zarafet akıyor, her bir cümle ayrı ayrı emekle yazılmış gibi.
Jack London- Martin Eden kitabının bende ayrı bir yeri vardı. Şimdi Genç Wertherin Acıları da eklendi.

مشاهده لینک اصلی
** spoiler alert ** Werther was in love with Lotte. She was already engaged. Werther persisted. Lotte married her fiance, Albert. Werther killed himself.

THE END.

That in essence is what this classic unrequited love story is all about. Originally written in German and first published in 1774, this book is an important novel of the Sturm und Drang period in German literature. Sturm und Drang is that period in Germany in 1760s to 1780s when extreme emotions as expression became popular in reaction to restrictions imposed in literature and music during the Age of Enlightenment. This age was the era in Western philosophy where reason (and not emotion) was advocated as the primary source and legitimacy of authority (Source: Wiki).

Due to this novel, Mr. Goethe became one of the first international literary celebrities. He was like a rebel opposing the trend. What a smart guy!

No wonder this book is included in the 501 Must Read Books and 1001 Books You Must Read Before You Die (in all the versions: 2006, 2008 and 2010). Though with a simple flimsy plot, it was written at the right time.

If I were on my teens, I could have rated this book 5 stars. I am not saying that I am past my romantic years. I can still be amorous and I know I still have my charm (duh). However, killing myself for somebody because of love is or was or will always be pathetic. Why?

Mr. Goethe, the smart celebrity, gave a hint with this line spoken by Lotte on the night prior to Werthers suicide (page 108):
@Think calmly, Werther,@ she said, @for just one moment. Dont you see that you are deceiving and ruining yourself on purpose? Why me, Werther? Why me of all people, who belongs to another? Why? I fear ... I fear that it is just the impossibility of possessing me that makes your desire for me so [email protected]


Thats right. In the story, Werther is a rich kid. He has his own servant and maid. He doles out money to poor children. He does whatever he wants and he does not work. He is bored. Takes fancy on a beautiful lady, the eldest of 6 kids who are all recently orphaned because their mother died (father died ahead of the mother). He likes being with children as he is also childlike in so many ways. Lotte only likes his serenity and reliability (page 111) and does not feel other kind of attraction to him.

If Werther were a Filipino living in one of the slums, he would not have killed himself. If he were a good-looking as Villar (when he was young), he would court a rich girl, go into real estate, have a political career and run for president. Well, try again in 2016, hmmm better not.

But I still like this book. Who are we to be cynical about love? Young people can be too passionate about their feelings and it is part of being young. It must be the raging hormones. They have the right to be stupid and senseless. It will only be later, when they look back and smile on their stupidity. But all of us have gone through that, right?






مشاهده لینک اصلی
Numai o fire melancolică și letargică emoțional poate înțelege profund suferințele lui Werther. Nu știu dacă se mai poate vorbi -la două secole distanță- despre același concept de suferință...

مشاهده لینک اصلی
کتاب های مرتبط با - کتاب رنج های ورتر جوان


 کتاب شعر، زبان و اندیشه رهایی
 کتاب دانش پدیدارشناسی روح
 کتاب سرزمین گوجه های سبز
 کتاب هستی و زمان
 کتاب خیابان یک طرفه
 کتاب کیفر آتش (برج بابل)